"Dramada en çok ağlayan kazanır"

Onu ilk kez 'Beyaz Gelincik' dizisinde Mehmet Günsür'ün pavyondan çıkardığı iyi kalpli kız Meryemce olarak izledik ve çok sevdik. Ama o, öncesinde ‘Meleğin Düşüşü’ filmindeki oyunculuğuyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülmüştü. Oyunculuğu ve güzel mavi gözleriyle etrafına ışıltılar saçan Tülin Özen o günden beri hız kesmiyor. Kendini anlatmayı ve röportaj vermeyi sevmeyen Tülin Özen, Cumartesi Postası için kurallarını bozdu.

Röportaj: Çağnur HATİPOĞLU

Röportaj vermekten hoşlanmadığını biliyor, kendimi şanslı hissediyorum.

Evet, inanamayacağın kadar çok sıkılıyorum. İnsanın kendini anlatması çok zor.

O zaman sana bildiğin yerlerden sorayım. Yeni sinema filmin ‘Karnaval’ gösterime girdi. Komedi mi?

Yer yer komik. Dertten kurtulmaya çalışan Alis’e güldüğümüz ve onunla dalga geçtiğimiz sahneler olacak. Ama genel olarak film, komedi değil. Bana göre, derdi olan, anlatmak istediği olan bir film.

Alis, hayalleri ve zorunlu oldukları arasında sıkışan bir adam mı?

Evet. Bir yanda aile doğruları, diğer yanda yapmak istedikleri var. Ben de Demet’i oynuyorum. Hasta babasını bırakıp hiç bir yere gidemediği, tüm işleri halletmek zorunda olduğu için biraz agresif bir arkadaşımız.

Demet’in en sevdiğin özelliği neydi?

O da ben de özel tipleriz ama ikimizi çok bağdaştıramıyorum. Demet’i kendime benzeterek oynamadım. Demet’i anlamak zor değil ama onu yaşatmak zor.

‘Şu anda dinleniyorum’

Yeni projeler var mı?

Filmin vizyona girme heyecanı içindeyim. Belirlenmiş bir başka proje yok. ‘Aldırma Gönül’ adlı dizim yeni bitti, dinleniyorum. Nadas dönemindeyim.

Bundan sonrası için ne yapmak istiyorsun?

Şu anda bir şey yok.

Bu sezon tiyatro olacak mı?

Bir tiyatro oyunum vardı. Üç sezon DOT Tiyatrosu’nda oynadım, bitti.

Sitcom olan ‘Aldırma Gönül’de oynamana şaşırdım, çünkü komedi senden çok uzak gibi.

Sitcom’u sevdim. İki sene önce de ‘Üsküdar’a Gideriken’de oynamıştım.

Nedense biz seni o diziden değil de Adana’da çekilen ‘Beyaz Gelincik’ten, Meryemce karakteriyle tanıyoruz.

O ilk çıkıştı benim için. Dizi iki sezon sürdü. Üstelik Meryemce çok ağlıyordu, o yüzden seviliyordu. Drama yapıyorsan en çok ağlayan kazanır. Drama kafası bu.

Oyunculuğunda dönüm noktası olan biri ya da birileri var mı?

Oyunculuğu, ortaokulda oynadığımız bir oyunla sevdim. Tarkan Köroğlu adında bir çalıştırıcımız vardı, onun tiyatro grubundaydım. Bana bu sevgiyi aşılayan kişi odur. Hâlâ da oyunculuğu, sevdiğim insanlarla seviyorum.

‘Sevmediğim oyuncu varsa projeden çekilirim’

Nasıl yani? Projedeki isimlere göre mi karar verirsin? Hoşlanmadığın biri olduğunda geri mi çevirirsin?

Hoşlanmadığım bir oyuncu yok. Ama olursa reddederim. Karşılıklı olarak birşey üretemeyeceğim oyuncular varsa bırakırım. Her teklife kolayca ‘evet’ demem. Zaten oyuncu da böyle olmalı.

Hemen ‘evet’ diyen oyuncular para kaygısı mı güdüyor sence?

Olabilir. Çünkü insanlar bir proje biter bitmez “Ne başlıyor?” diyorlar. Evet, unutulma korkusu var ama hemen başka bir işe başlamak çok doğru değil. Çılgıncı tüketime girmek hem doğru değil, hem hoş değil. Hayatını biraz da ne yapmak istediğine göre düzenlemelisin. Bu telaşı anlıyorum ama herkesin de bunu yapmayacağını bilmek lazım.

Sinema mı televizyon mu tiyatro mu?

Hepsi güzel. Televizyon, işin dili gereği benden biraz daha uzak ama oyunculuğu hep aynı yerden yapıyorum.

Olgun Şimşek’le iki projede yer aldın. Çok güzel bir uyumunuz olduğunu düşünüyorum.

Bayılıyorum onunla oynamış olma durumuna. Uyumu bilmiyorum ama o muhteşem bir oyuncudur. Keşke sürekli olarak filmlerde oynayabilse ve keşke onun oynayabileceği zorlukta bir film olsa. Eğer Olgun daha fazla sinema filmi yapmazsa hepimizin midesinde kalacak. Çünkü Olgun’un içinde on bin insan var. Çok özel biri o.

Evlilik hakkında ne düşünüyorsun?

Evliliği, benim düşünmem yetmiyor, başka birinin de düşünmesi gerekiyor (gülüyor).

Peki öyle biri var mı?

Tabii ki bu konuları konuşmayacağım.

‘Her yaz Artvin’deyim’

Tatil yapabildin mi?

Yapamadım, bunu üstüne basa basa söylüyorum (gülüyor).

Artvinli olduğunu biliyorum. Fırsat buldukça gider misin ya da gitme hayali kurar mısın?

Anneannem orada. Her yaz gitmeye çalışırım. Bu arada ben, İskenderun’da doğdum, İzmir’de büyüdüm. Sonra, 1997 yılında İstanbul’a geldim. Buraya çok alıştım. İstanbul’un kalbinde, Tünel’de oturuyorum.

Gündüz sanatsal aktivitelere, gece de eğlenmeye mi çıkıyorsun?

Olabildiğince gündüz aktivitelerine katılmaya çalışıyorum ama gece dışarı çıkmayı çok sevmiyorum. Nadiren gece gezerim.

(28.09.2013 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)